Katılım Bankacılığı ile Faizsiz Finans Arasındaki Farklar

Katılım Bankacılığı ile Faizsiz Finans Arasındaki Farklar

Modern finans dünyasında, İslami finans prensipleri doğrultusunda faaliyet gösteren finansal kurumlar giderek daha fazla ilgi görmektedir. Özellikle Türkiye'de "katılım bankacılığı" terimi sıklıkla kullanılmakta ve birçok kişi bu kavramı genel anlamda "faizsiz finans" ile eş anlamlı görmektedir. Ancak, bu iki kavram arasında önemli nüanslar ve farklar bulunmaktadır. Bu makalede, katılım bankacılığı ile faizsiz finans arasındaki temel farkları, benzerlikleri ve her iki sistemin özelliklerini detaylı bir şekilde inceleyeceğiz.

Katılım Bankacılığı ile Faizsiz Finans Arasındaki Farklar


Faizsiz Finans Nedir?

Faizsiz finans, İslami prensipler doğrultusunda faizin haram kabul edilmesi nedeniyle, finansal işlemlerde faiz kullanılmadan gerçekleştirilen tüm finansal faaliyetleri kapsayan geniş bir kavramdır. Bu sistem, sadece bankacılık değil, sigortacılık (tekafül), yatırım fonları, sukuk (İslami tahvil) ve diğer birçok finansal hizmeti içerir.

Faizsiz Finansın Temel İlkeleri

Faizsiz finans sisteminin dayandığı temel ilkeler şunlardır:

Faiz Yasağı (Riba): İslami finans sisteminin en temel prensibi, her türlü faiz işleminin yasaklanmasıdır. Kur'an-ı Kerim'de açıkça yasaklanan riba, paranın zaman değerine karşılık sabit bir getiri sağlaması anlamına gelir.

Risk Paylaşımı: Faizsiz finans sisteminde, kar ve zarar paylaşımı esastır. Finans kuruluşu ile müşteri arasında gerçekleşen işlemlerde her iki taraf da risk alır ve kazancı bu risk oranında paylaşır.

Belirsizlik Yasağı (Gharar): Aşırı belirsizlik içeren, spekülatif nitelikli finansal işlemler yasaklanmıştır. İşlemlerin şeffaf ve net olması gerekir.

Haram Sektör Yasağı: Alkol, kumar, tütün, silah ve İslami değerlere aykırı diğer sektörlere yatırım yapılması yasaktır.

Varlığa Dayalı İşlemler: Her finansal işlem, gerçek bir varlığa veya hizmete dayanmalıdır. Para, sadece bir değişim aracıdır ve tek başına meta olarak işlem göremez.

Katılım Bankacılığı Nedir?

Katılım bankacılığı, Türkiye'de faizsiz bankacılık hizmetlerini ifade etmek için kullanılan özel bir terimdir. Katılım bankaları, İslami finans prensipleri doğrultusunda çalışan ve müşterilerinden topladıkları fonları faizsiz yöntemlerle değerlendiren özel finans kurumlarıdır.

Katılım Bankalarının Özellikleri

Katılım bankaları, Türk bankacılık sisteminde kendilerine özgü bir yere sahiptir. Bu bankalar, 5411 sayılı Bankacılık Kanunu kapsamında düzenlenmekte ve Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu (BDDK) tarafından denetlenmektedir.

Yasal Çerçeve: Katılım bankaları, Türkiye'de özel bir yasal statüye sahiptir. "Mevduat" terimi yerine "katılım fonu" terimi kullanılır ve müşterilerin paraları kar-zarar ortaklığı prensibiyle değerlendirilir.

Hesap Türleri: Katılım bankaları, cari hesap ve katılım hesabı olmak üzere iki temel hesap türü sunar. Cari hesaplar, günlük işlemler için kullanılırken, katılım hesapları yatırım amaçlı açılır ve kar payı dağıtımına tabidir.

Kar Paylaşım Sistemi: Müşterilerin katılım hesaplarına yatırdıkları fonlar, bankanın gerçekleştirdiği yatırımlardan elde edilen kardan pay alır. Bu sistem, önceden belirlenmiş sabit bir getiri yerine, dönemsel olarak hesaplanan değişken bir kar paylaşımına dayanır.

Katılım Bankacılığı ile Faizsiz Finans Arasındaki Temel Farklar

Kapsam Farkı

En temel fark, iki kavramın kapsam genişliğidir. Faizsiz finans, finansal hizmetlerin tümünü kapsayan şemsiye bir kavramdır. Buna karşılık katılım bankacılığı, faizsiz finansın sadece bankacılık ayağını oluşturur.

Faizsiz finans sistemi içinde şu unsurlar bulunur:

  • Katılım bankacılığı
  • Tekafül (İslami sigorta)
  • Sukuk (İslami tahvil)
  • İslami yatırım fonları
  • İslami leasing şirketleri
  • Mikrofinans kurumları
  • Faizsiz piyasalar ve borsalar

Katılım bankacılığı ise sadece bankacılık hizmetlerini kapsayan daha dar bir kavramdır.

Coğrafi ve Terminolojik Farklar

"Katılım bankacılığı" terimi, özellikle Türkiye'ye özgü bir terminolojidir. Dünya genelinde aynı kavram için "İslami bankacılık" (Islamic banking) terimi kullanılmaktadır. Faizsiz finans ise, uluslararası literatürde "İslami finans" (Islamic finance) olarak adlandırılır ve evrensel bir kavramdır.

Bu terminolojik farklılık, Türkiye'nin laiklik ilkesi ve bankacılık sektörünün düzenleyici çerçevesi nedeniyle ortaya çıkmıştır. "Katılım" kelimesi, müşterilerin kar ve zarara katılması prensibini vurgularken, dini bir çağrışımdan kaçınmayı amaçlar.

Düzenleme ve Denetim Farkları

Katılım bankaları, her ülkenin kendi bankacılık mevzuatına tabi olarak çalışır. Türkiye'de BDDK tarafından denetlenir ve belirli yasal düzenlemelere uymak zorundadır. Bu düzenlemeler, geleneksel bankalarla benzer sermaye yeterliliği, likidite ve risk yönetimi gerekliliklerini içerir.

Faizsiz finans ise daha geniş bir düzenleyici çerçeveye tabidir. İslami finans standardlarını belirleyen uluslararası kuruluşlar, özellikle İslami Finansal Kurumlar Muhasebe ve Denetim Organizasyonu (AAOIFI) ve İslami Finansal Hizmetler Kurulu (IFSB), bu alanda küresel standartlar geliştirir. Bu standartlar, sadece bankacılığı değil, tüm İslami finans ürünlerini kapsar.

Ürün ve Hizmet Çeşitliliği

Katılım bankaları, temel olarak şu ürün ve hizmetleri sunar:

  • Murabaha (maliyet artı kar yöntemiyle finansman)
  • Mudaraba (emek-sermaye ortaklığı)
  • Muşaraka (kar-zarar ortaklığı)
  • İcara (kiralama)
  • İstisna (imalat finansmanı)
  • Salam (peşin ödeme, vadeli teslimat)

Faizsiz finans ekosistemi ise çok daha geniş bir yelpazede ürün ve hizmet içerir. Tekafül şirketleri sigorta hizmetleri sunar, sukuk ihraçları ile sermaye piyasalarında işlem yapılır, İslami yatırım fonları portföy yönetimi sağlar ve İslami uyumlu emeklilik fonları gelecek planlaması imkanı tanır.

Paydaş ve Müşteri Profili

Katılım bankaları, genellikle bireysel ve kurumsal müşterilere doğrudan bankacılık hizmetleri sunar. Müşteri profili, İslami prensiplere uygun finansal hizmet arayan bireyler, KOBİ'ler ve büyük şirketlerden oluşur.

Faizsiz finans sistemi ise çok daha geniş bir paydaş ağını kapsar. Hükümetler sukuk ihracı yapabilir, sigorta ihtiyacı olanlar tekafül şirketlerine başvurabilir, büyük ölçekli projeler İslami proje finansmanı ile fonlanabilir ve bireysel yatırımcılar İslami yatırım fonlarına yatırım yapabilir.

Katılım Bankacılığı ve Faizsiz Finans Arasındaki Benzerlikler

İki kavram arasındaki farkları anlamak kadar, ortak noktalarını da bilmek önemlidir:

Ortak Felsefi Temel

Her iki sistem de İslami prensiplere dayanır ve faiz yasağını temel alır. Ahlaki değerler, sosyal adalet ve risk paylaşımı her ikisinin de merkezinde yer alır.

Şeriat Uygunluğu

Katılım bankaları ve diğer faizsiz finans kurumları, ürün ve hizmetlerinin İslami kurallara uygunluğunu denetlemek için Şeriat Danışma Kurulları oluştururlar. Bu kurullar, tüm finansal işlemlerin İslami prensiplere uygunluğunu değerlendirir.

Etik Yatırım Yaklaşımı

Her iki sistem de etik yatırım prensiplerini benimser. Topluma zarar veren sektörlere yatırım yapılmaz ve sürdürülebilir, sosyal sorumluluğa sahip iş modellerini desteklerler.

Türkiye'de Katılım Bankacılığının Gelişimi

Türkiye'de katılım bankacılığı, 1980'li yıllarda "özel finans kurumları" adıyla başlamış ve 2005 yılında Bankacılık Kanunu'nda yapılan değişiklikle "katılım bankaları" statüsüne kavuşmuştur.

Günümüzde Türkiye'de altı katılım bankası faaliyet göstermektedir: Albaraka Türk, Kuveyt Türk, Türkiye Finans, Ziraat Katılım, Vakıf Katılım ve Emlak Katılım. Bu bankalar, Türk bankacılık sektöründe giderek büyüyen bir paya sahiptir ve 2023 yılı itibarıyla sektörün yaklaşık yüzde 8-10'luk kısmını oluşturmaktadır.

Dünyada Faizsiz Finans Sektörünün Durumu

Küresel İslami finans sektörü, son yirmi yılda muazzam bir büyüme göstermiştir. Islamic Financial Services Board (IFSB) verilerine göre, küresel İslami finans varlıkları 3 trilyon doları aşmış durumda ve yıllık ortalama yüzde 10-15 büyüme göstermektedir.

Malezya, İran, Suudi Arabistan, Birleşik Arap Emirlikleri ve Endonezya gibi ülkeler, faizsiz finans sektöründe öncü konumdadır. Londra, Lüksemburg ve Hong Kong gibi geleneksel finans merkezleri de İslami finans ürünleri sunmaya başlamıştır.

Gelecek Perspektifi ve Potansiyel

Katılım bankacılığı ve faizsiz finans, hem müslüman hem de müslüman olmayan topluluklar arasında ilgi görmektedir. Bunun nedeni, sadece dini motivasyon değil, aynı zamanda bu sistemlerin sunduğu etik değerler, risk paylaşımı ve gerçek ekonomiye bağlı olma özelliğidir.

Özellikle 2008 küresel finans krizinden sonra, spekülatif finansal araçların yarattığı zararlar görüldükçe, varlığa dayalı ve risk paylaşımına dayanan faizsiz finans modeline olan ilgi artmıştır.

Teknolojik gelişmeler de bu sektörün önünü açmaktadır. Fintek şirketleri, blockchain teknolojisi ve dijital bankacılık, katılım bankacılığı ve faizsiz finans ürünlerinin daha geniş kitlelere ulaşmasını kolaylaştırmaktadır.

Sonuç

Katılım bankacılığı ile faizsiz finans arasındaki farkları anlamak, bu finansal sistemleri doğru değerlendirmek için önemlidir. Katılım bankacılığı, faizsiz finansın bir alt kümesi olarak bankacılık hizmetlerine odaklanırken, faizsiz finans çok daha kapsamlı bir ekosistemi temsil eder.

Her iki sistem de İslami prensiplere dayalı olsa da, katılım bankacılığı ülkeye özgü düzenlemelere tabi yerel bir bankacılık modeliyken, faizsiz finans küresel bir finans sistemidir. Türkiye'de "katılım bankacılığı" terimi tercih edilirken, dünya genelinde "İslami finans" ve "İslami bankacılık" terimleri kullanılmaktadır.

Gelecekte, hem katılım bankacılığının hem de genel anlamda faizsiz finans sektörünün büyümeye devam etmesi beklenmektedir. Etik finans anlayışının yaygınlaşması, teknolojik yeniliklerin entegrasyonu ve müşteri tabanının genişlemesi, bu sektörün potansiyelini artırmaktadır.

Sonuç olarak, katılım bankacılığı faizsiz finansın önemli bir parçası olsa da, ikisi arasındaki farkları bilmek, finansal okuryazarlık açısından değerlidir. Bu bilgi, hem bireysel finansal kararlar alırken hem de sektörün geleceğini anlamak için gereklidir

Yorumlar